Zaman zaman gerek öğrencilerden gerekse velilerimizden aynı şikayetleri duymaktayım. “Çocuğum çalışıyor fakat sınavda yapamıyor. “Çocuğum sınavda çok heyecanlanıyor, dikkatsizlikten yanlış yapıyor.” “Sınava çok çalıştım ama sınavdan düşük not aldım.” Bu tespitler bazen  doğru olsa da, genelde düşük notun nedenini açıklamamaktadır.

   Yapılan mini bir araştırmadan sonra (öğrenci ile yapılan görüşme, yaptığı yanlış soruları inceleme) işin aslı ortaya çıkmaktadır. Gerek öğrencilerimiz gerekse velilerimiz ders çalışmayı kitap başında geçirilen vakit ya da çözdüğü soru sayısı ile ölçmektedirler. Oysa ki ders çalışmanın da bir yöntemi vardır. Genellikle verimli çalışma, etkili çalışma diye isimlendirdiğimiz bu yöntemleri görmezden gelerek uzun vadede başarı beklemek çok gerçekçi görünmemektedir.

    Peki öğrencilerin yaptığı yanlış çalışma alışkanlıkları nelerdir?

    Tekrar eksikliği; öğrencilerin genellikle yapmaktan kaçındığı oysa ki çok önemli olan günlük tekrarları yapmamaları. Yapılan birçok araştırma göstermiştir ki öğrenmeden belirli bir süre sonra unutma başlamaktadır. Eğer öğrenci dersi öğretmen anlatırken çok iyi anlamış olsa bile, kısa bir süre sonra unutma başlayacaktır. Unutmayı en aza indirmenin en kısa yolu ise tekrar yapmaktır. (Bir bilgiyi kısa süreli hafızadan usun süreli hafızaya aktarmanın yolu tekrardır .)  

calisma2 Sadece test çözme; nedense ders çalışmak denilince öğrencilerin aklına  ilk önce (ya da sadece) test çözmek gelmektedir. Hatta çalışmasının yeterliliğini çözdüğü soru sayısı ile ölçmektedir. Oysaki test çözme ders çalışmanın sadece bir ayağıdır. Verimli ders çalışmayı sağlıklı beslenmeye benzetirsek, et ürünleri, sebzeler, meyveler, baklagiller gibi tüm yiyecek grubunu yersek sağlıklı beslenmiş oluruz Sadece et ya da sebze yersek karnımızı doyururuz fakat çok sağlıklı beslendiğimizi söyleyemeyiz. Sadece test çözerek çalışmak da tek taraflı beslenme gibidir. Çalışırız ama yeteri kadar öğrenemeyiz. Tabi ki test çözülmelidir ama önce o aşamaya gelmek gerekir. Konuyu öğrenmeden test çözmenin zaman kaybı olduğu unutulmamalıdır. Konuyu çalışıp öğrendikten sonra, konuyu pekiştirmek, eksiklikleri tespit etmek, soru tiplerini görmek için test çözmeliyiz. Şu kadar soru çözdüm diyerek vicdanımızı rahatlatmak için değil. Test çözerken de mutlaka yanlış yaptığımız soruların cevaplarını öğrenmeliyiz.

     Bazı derslere çalışmama; öğrencilerin sadece sevdiği derslere çalışma alışkanlığı da hiç azımsanmayacak kadar yüksek orandadır. Kuşkusuz öğrencinin, öğretmenini ve dersi sevmesi öğrenmesi ve çalışması için büyük avantajdır. Fakat her zaman bu mümkün olmayabilir. Öğrenciler dersi ya da öğretmeni sevmediği için bazı derslere az çalışırlar ya da hiç çalışmazlar, çalışmadıkları için o ders başarıları düşük olur. Daha sonra öğrenciler ben bu dersten anlamıyorum diye savunma mekanizması geliştirirler ve çalışmayı tamamen bırakırlar. Başarısızlık sebebi olarak da kendini değil, öğretmeni ya da dersin zor olmasından kaynaklandığını düşünür. Böyle düşündüğü zamanda çalışmasına artık gerek kalmamıştır. Tabi ki herkesin daha iyi anladığı kolay öğrendiği ve zorlandığı dersler olacaktır. Ama çözüm o derse çalışmamak değildir. Derslere çalışırken dersi ya da öğretmeni sevip sevmediğimizi değil o dersteki konu eksikliğimizi göz önüne almamız çok daha faydalı olacaktır.

   Kitap okumama; yapılan tüm önemli sınavlara bakıldığı zaman (ygs, teog, kpss, ales) sınavlar öğrencilerin sadece bilgisini değil, aynı zamanda bilgiyi kullanma, analiz etme ( parçalara ayırarak sonuca gitme), sentez yapma (parçaları birleştirerek sonuca gitme), becerilerini ölçmektedir. Bu becerilerde sadece test çözerek kazanılamayacak kadar basit olmayan zihinsel süreçlerdir. Öğrencilerin, soruları doğru anlaması, anladığını doğru ifade edebilmesi, yorumlayabilmesi için kitap okumanın faydası yadsınamayacak bir gerçektir (diğer faydalarına değinmeye gerek bile yok).

   Kısacası, çocuğunuz  (öğrenciler) çok ders çalıştığı halde sınavları başarısız ise ilk önce gözden geçirmeniz gereken husus çalışmalarının verimliliği olmalıdır, çözdüğü soru sayısı ya da masa başında geçirdiği süre değil.

    Son söz çalışmanız günlük tekrar, konu çalışma, test çözme ve kitap okumanın hepsini içermelidir. Tüm öğrencilere başarılar, ailelerine kolaylıklar dilerim.

    Muhammet YAVUZ                                                                                                               Psikolojik Danışman

CEVAPLA

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.