Son yıllarda ne kadar  şanslıyız(!) Eskiden bir kaç tane yakın arkadaşımız, arada ziyaret ettiğimiz, birlikte vakit geçirdiğimiz yakınlarımız vardı. Şimdi ise yüzlerce (bazılarının binlerce) arkadaşımız var. Çünkü artık facebookumuz var. Sadece facebook mu tabi ki değil, twitterımız var. Bu da yetmedi en son instagramımız oldu (whatsap,  Messenger, google+ bunları saymıyorum bile). Bir çok şeyde olduğu gibi bunlara da hemen uyum sağladık, kullanmada dünyada üst sıralara yerleştik. İşte rakamlarla sosyal medya.

Ülkemizde 2014-2015 yılı itibari ilesosyal-medya

38 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı var.

28 milyon mobil sosyal medya kullanıcısı var.

Aylık Aktif Kullanım

Facebook:  %58 ile 47.339.020 kişi
Twitter :       %35 ile 28.566.650 kişi
Google+:     %29 ile 23.669.510 kişi
Instagram:   %15 ile 12.242.850 kişi

Kullanım Süreleri

  • Tablet, laptop veya pc’den günlük ortalama internet kullanımı: 4 saat 37 dakika
  • Mobil telefondan günlük ortalama internet kullanımı: 2 saat 51 dakika
  • Herhangi bir cihazdan günlük ortalama sosyal medya kullanımı: 2 saat 56 dakika
  • İnternet kullanıcılarının günlük ortalama TV seyretme süresi: 2 saat 17 dakika

Bu rakamlar bizi dünyada üst sıralara taşımaya yetti. Avrupa da ise birinci olduğumuz yazıyor, internet sitelerinde.

Peki hayatımızda ne değişti; bunlar sayesinde her yaptığımızdan, gittiğimiz her yerden ve hatta yediklerimizden herkesi haberdar ettik. Herkesinkinden de haberdar olduk. Gittiğimiz yerleri, çekindiğimiz fotoları, düşüncelerimizi, duygularımızı paylaşıyoruz bunlar biraz olsun anlaşılabilir, fakat yediğimiz yemekleri neden paylaşıyoruz?

Ya çocuklarımız, evden dışarı çıkmaz, sporla sanatla uğraşmaz oldular. Varsa yoksa internet, telefon. Çocuklarımız odalarına kapandılar, arkadaşları ile görüşmeleri bir tarafa, birçoğunun ailesi ile kurduğu iletişim  bile son derece kısıtlı. Hiç tanımadığı ya da çok az tanıdığı kimselerle sohbet ediyorlar, fotoğraf paylaşıyorlar. Bu kimseler ne kadar güvenilir nasıl bileceğiz, tabi ki bilemeyiz. Çocuklarımızın oynadığı oyunların içeriğine gelince durum yine vahim, bir çoğu şiddet içerikli ya da cinsel içerikli. Bu olumsuz içeriklerle çok erken yaşta karşılaşıp o kadar fazla maruz kalıyorlar ki bundan etkilenmemeleri mümkün değil. Peki ebeveynler olarak ne yapmalıyız?

  • Bunlardan kurtulmak mümkün olmadığına göre en azından çocuklarımızın bunlarla erken yaşta tanışmasına engel olmalıyız.
  • Tv, bilgisayar, cep telefonu kullanımı konusunda sınır getirmeliyiz.
  • Cep telefonu mümkün olduğu kadar ileri yaşlarda alınmalı.
  • Çocuklarımızı, arkadaşları ile vakit geçirmeye, spora, kültürel faaliyetlere teşvik etmeli ve ortam sağlamalıyız.

Peki bu yazıyı daha fazla kişiye ulaşması için facebooktan paylaştığımda kendimle çelişmiş mi, şartlara uyum sağlamış mı olurum, yoksa ben iyi bir amaç için kullanıyorum diye mutlu mu olsam bilemedim. Ama gerçek şu ki sosyal medya hayatımızın tam merkezinde tüm gerçekliği ile durmakta…

İstatistikler: http://www.tusbeyinli.com/, http://onedio.com/

 Muhammet YAVUZ                                                                                                               Psikolojik Danışman

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu girin!
Adınızı giriniz